Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/12175 E. 2012/14281 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12175
KARAR NO : 2012/14281
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlığa Teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçlardan silinme koşulları oluşmayan hükümlülükleri bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Olay tarihinde saat 03:00 sıralarında müştekinin, sanığı, ikametinin balkonuna çıkarken, bir başka kişiyi de aynı şekilde tırmanırken gördüğünü, balkona çıkarak sanığa kim olduğunu sorduğunda sanığın 3. kattan atlayarak kaçtığını beyan etmesi ve yargılama aşamasında yapılan keşif doğrultusunda düzenlenen bilirkişi raporunda eylemin şahsi çeviklik ve gerektirdiğinin tespit edilmesi karşısında eylemin 765 sayılı TCK’nın 493/1 maddesi kapsamında kaldığı anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. 61 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 35. maddesine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/1-4 maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu ve bu suç yönünden 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı, ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması
2-Kabule göre de;
1-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararı verilmemesi,
2- 5377 sayılı Yasanın 2. maddesiyle 29.06.2005 tarihinde 5237 sayılı TCK’nın 7/3. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden, 5237 sayılı TCK’nın lehe olduğu kabul edilerek yapılan uygulamalarda, aynı Yasanın 58. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejimi hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
3- Sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi kapsamında kaldığı halde gerekçe ve hüküm fıkralarında aynı yasanın 142/1 maddesinin gösterilmesiyle yetinilmesi,
4- 5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suçun işlendiği yer ve zaman diliminin gerekçeli karar başlığında yazılmaması,
5- 04/10/2006 tarihli oturumun açık olarak yapılması gerekirken, herhangi bir neden gösterilmeksizin gizli yapılması sureti ile 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 18.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.