YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1223
KARAR NO : 2012/3284
KARAR TARİHİ : 15.02.2012
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Çocuk mahkemelerindeki duruşmalara yasa gereği Cumhuriyet Savcısının katılmaması, karar görüldüsünün imzasız olarak 01.02.2007 tarihinde yapılması, CGK kararı ile Cumhuriyet Savcısı temyizlerinde hakim havalesinin aranmayacağının belirtilmesi ve getirtilen temyiz defteri suretine göre, temyiz evrakının geliş tarihinin 06.02.2007 olarak kayıtlı olduğunun anlaşılması karşısında, Cumhuriyet Savcısı 06.02.2007 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğunun kabulüyle, tebliğnamenin süre yönünden temyiz isteğinin reddi yönündeki düşünce benimsenmemiştir.
Sanık müdafinin hakim havalesi olmaksızın temyiz dilekçesinin, temyiz defterinin 2007/04 sırasına ve 01.02.2007 tarihinde kayıtlı olduğunun anlaşılması karşısında, sanık müdafinin temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulüyle yapılan incelemede;
Müştekiye ait otoya zarar vermek suretiyle hırsızlık eylemini gerçekleştirdiğinden dolayı sanık hakkında mala zarar verme suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Görgü tespit tutanağı ve müşteki beyanına göre, müştekiye ait otomobilin sağ ön kapı kolunda sert bir cisimle yeni yapılan zorlama izlerinin bulunduğu ve aracın kilidinin olay sebebiyle bozulduğunun anlaşılması karşısında, sanığın kapıyı spatula ile açarak araç içerisinden oto teybini çalma şeklindeki eyleminin, 5237 Sayılı TCK’nın 142/1-b bendine uyduğu gözetilmeden, yazılı şekilde TCK 142/2-d maddesiyle uygulama yapılması,
2- Sanığın müşteki tarafından araçtan çıkarken görülmesi üzerine elindeki oto teybiyle birlikte kaçmaya başladığının ve yaşanan kovalamacada teybi atarak kaçmaya devam ederken müşteki tarafından yakalandığının sanık savunması ve müşteki beyanı ile anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçeyle tamamlanmış suçtan yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-İddianameyle sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 142/1-e maddesinin uygulanması istendiği halde, CMK’nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan aynı Yasa’nın 142/2-d maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
4- Temel ceza alt sınırdan belirlendiği halde, suçun gece işlenmesi nedeniyle 5237 Sayılı TCK’nın 143/1 maddesi ile uygulama yapılırken, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden, sanığın cezasından en üst oranda arttırım yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 15.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
ND