YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12263
KARAR NO : 2012/7098
KARAR TARİHİ : 27.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükümlü …’m bir başka suçtan kolluk görevlileri tarafından yakalandığında, yakınana karşı işlediği suçu itiraf edip, çaldıkları televizyon, müzikseti ve ve altın ziynet eşyasını sattıkları yerleri gösterdiği, bu eşyaların satın alanlar , … ve … ‘da ele geçirilip müşyekiye iade edildiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinde “Mağdurun zararının giderilmesinin” uygulama koşulu olarak belirtildiği, “Satın alan üçüncü kişilerin zararlarının karşılanmasının” etkin pişmanlık müessesesinin uygulama koşulları arasında sayılmadığı anlaşıldığından; bu yönde bozma isteyen tebliğnamenin 2 nolu düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğinin kabulünde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hükümlü …’ın kolluk görevlileri tarafından yakalandığında, suça konu eşyaları sattıkları kişileri yer göstermek suretiyle söylemesi üzerine, yakınanın 2 milyon Türk lirası haricinde çalınan tüm eşyaların bulunarak zapt edilip müştekiye tesliminin sanığın iadeye yönelik iradesi ile kısmı iadenin sanık tarafından sağlandığı anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesince öngörülen kısmi iade halinde etkin pişmanlık hükmünün uygulanması için mağdurun rızası gerektiğinden, mağdura rızasının olup olamadığının sorulmadan, sanık hakkında 168/1-4. maddesinin uygulanması değerlendirmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Yakınanın işyerinden çaldığı eşyaları soruşturma aşamasında kısmen iade ettiği kabul edilen sanık hakkında, belirlenen cezasından 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi gereğince 1/3 oranından daha fazla indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Yakınanın tespit edilen adresine uzlaşma şerhli davetiye çıkarılmadan ve sanığa da 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 24. maddesi hatırlatılarak sonucuna göre hukuki durumun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 27.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.