Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/12302 E. 2012/15658 K. 03.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12302
KARAR NO : 2012/15658
KARAR TARİHİ : 03.07.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekiye ait işyerinden sigara, çakmak ve bozuk para çalan sanıklardan …’ın yakalanamadığı, suça sürüklenen çocuk … ile sanık …’ün kaçıp okulun kazan dairesinin merdivenine saklandıkları ve sanık … ’ün de polisin geldiğini görünce işyerinin içine gizlendiği, polisin işyerinin camının kırık olduğunu tespit edince etrafta araştırma yaparken …,…’u saklandıkları yerde bulduğu, bu sanıkların hırsızlığı kendilerinin yanında … olduğu halde yaptıklarını söyledikleri, …’un üzerinde çalınan çakmakların bulunduğu, …,…’un diğer çalınan eşyanın çöp bidonunun arkasında olduğunu söyleyip yerini göstererek müştekiye teslimini sağladıklarının anlaşılması karşısında; sanıkların yakalanması ve çalınan eşyanın ele geçirilmesinin kesintisiz takip sonucu gerçekleşmediğinden suçun tamamlandığının kabulü ve … ile …’un olaydan hemen sonra çalınan eşyanın yerini göstermek suretiyle el konulup müştekiye iade edilmesini sağlamaları nedeniyle etkin pişmanlık koşullarının gerçekleştiğinden sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1 maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığından bahis ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1-son. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eylemlerinin 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c. maddesinde tanımlanan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozmak suçunu da oluşturduğu gözetilerek, bu suç yönünden 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
../.

2

Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 03.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.