YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12347
KARAR NO : 2012/14339
KARAR TARİHİ : 19.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Sanıkların müşteki …’e yönelik eylemi nedeniyle haklarında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerini olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, sanıkların eyleminin 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 522 (hafif), 59 maddelerinde düzenlenen hırsızlık ve 5237 sayılı TCK’nin 142/1-b, 143, 62, 53 maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c, 62, 53; 151/1, 62, 53 maddelerinde düzenlenen geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturduğu gözetilmemiş ise de, 5237 sayılı TCK’nin 142/1-b, 143, 62 maddeleriyle 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 522 (hafif), 59. maddelerinin yapılan karşılaştırması sonucunda, 5237 sayılı TCK ile yapılan uygulamanın her durumda hükümlü lehine olması nedeniyle sonuca etkili görülmemiş, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uygulanmamış ise de, mahkumiyetin kanuni sonucu olarak infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’da, cezaların toplanması sistemine yer verilmeyip, her bir hükmün ayrı ayrı özelliğini koruması gerektiği ve 5275 sayılı Kanunun 99’ncu maddesine göre infaz aşamasında değerlendirilmesi olanağı bulunduğu halde, sanıklar hakkında verilen cezaların toplanması;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘5275 sayılı Kanunun 99’ncu maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Sanıkların müşteki …’a yönelik eylemi nedeniyle haklarında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Lehe yasanın belirlenmesi sırasında sonuç cezaların eşit çıkması durumunda hak yoksunluğu hükümlerini içeren 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasının söz konusu olduğundan 765 sayılı TCK’nın hükümlerinin lehe olduğu ve bu nedenle 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 522 (pek hafif) ve 59. maddeleri uyarınca hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
3- 5237 sayılı TCK’da, cezaların toplanması sistemine yer verilmeyip, her bir hükmün ayrı ayrı özelliğini koruması gerektiği ve 5275 sayılı Kanunun 99’ncu maddesine göre infaz aşamasında değerlendirilmesi olanağı bulunduğu halde, sanıklar hakkında verilen cezaların toplanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 19.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.