YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12547
KARAR NO : 2012/18757
KARAR TARİHİ : 12.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanık …’nin, Çeşme Sulh Ceza Mahkemesinin 09.04.2003 tarihinde kesinleşen, 03.05.2001 tarih, 2000/431-2001/230 Esas-Karar sayılı ilamıyla 3 yıl hapis cezasına hükümlü olup sanığın bu ilamdan dolayı 13.01.2006 tarihinde koşullu salıverildiği, hakederek salıverme tarihinin 31.10.2007 tarihi olduğu ve 02.02.2006 tarihinde dosyamıza konu suçu işlediği anlaşılmakla; koşullu salıvermenin geri alınması için Mahkemesine ihbarda bulunulması mümkün görülmüş, ayrıca CMK’nın 223/2-c. maddesine aykırı şekilde suçun işlendiği yer ve zaman diliminin gerekçeli karar başlığına yazılmaması da mahallinde düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görülmüştür.
Sanıkların eyleminin TCK’nın 142/1-b. maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
2-Sanık …’nin birden fazla hükümlülüğü bulunmasına karşın TCK’nın 58/6. maddesinin uygulanması sırasında hangi ilamın tekerrüre esas alındığı gösterilmeyerek infazda karışıklık oluşturur şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nun 53/1. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölümün çıkarılarak, yerine “53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3.maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi, TCK’nın 58/6. maddesinin uygulanması ile ilgili kısımda ise, ” Sanık …’nin adli sicil kayıtları ve buna göre getirtilen ilamlardan anlaşılacağı üzere sanığın tekerrüre ilişkin ilamları bulunduğu” kelimesinden sonra gelmek üzere “Çeşme Sulh Ceza Mahkemesinin 09.04.2003 tarihinde kesinleşen, 03.05.2001 tarih, 2000/431-2001/230 Esas-Karar sayılı ilamı ile sanığın mükerrir olduğu” cümlesi eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
1-Sanıkların hafif aralıklı olan suça konu aracın camından ellerini sokup araç kapısını açtıktan sonra düz kontak yapmak suretiyle aracı çalıştırıp götürmek şeklinde gerçekleşen eylemlerinin TCK’nın 142/1-b. maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-Sanık hakkında hükmedilen erteli hapis cezası nedeniyle TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının seçimlik olarak uygulanamayacağının düşünülmemesi,
3-Suç tarihinde sabıkasız olan sanık hakkında belirlenen cezanın 2 yıldan az hapis cezası olması karşısında; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’un 231. maddesi uyarınca bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 12.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.