YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13213
KARAR NO : 2012/22064
KARAR TARİHİ : 18.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/2. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanıkların eylemlerinin 142/2-d. maddesine uyan hırsızlığın yanında aynı Yasanın 116/1-4 maddesinde tanımlanan geceleyin konut dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun düşünülmemesi,
2-5252 sayılı yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanıklar yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
3-Sanıkların olay gecesi müştekinin evine girerek para ve eşyalar ile araba anahtarını çaldıktan sonra, dışarıda park halinde bulunan aracı da alıp gitmeleri eyleminin aynı zamanda işlenmiş tek suçu oluşturduğu gözetilmeden, zincirleme suç kabul edilerek hüküm kurulması,
4-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “c” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 esas, 2008/74 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK’nın lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Yasanın 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
6-5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiği halde, yargılama giderlerinin tahsil şeklinin karar yerinde gösterilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 18.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.