Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/1323 E. 2012/1649 K. 01.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1323
KARAR NO : 2012/1649
KARAR TARİHİ : 01.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
25.05.2006 tarihli keşifte bilirkişilik yapan … mahkemeye çağrılarak yeniden usulüne uygun şekilde kimlik tespiti yapılıp yemin verilerek, kendisine keşif tutanağı ve bilirkişi raporunun okunması üzerine bilirkişinin, beyanlarını tekrar etmesi ile yemin tutanağını keşif tutanağına esas olmak üzere imzalaması ve buna ilişkin olarak 01.09.2005 tarihli tutanak tutularak dosyaya konulması karşısında, tebliğnamedeki 1 numaralı bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 13.03.2005 tarihli değer tespit tutanağı ile 26.05.2005 tarihli keşifte müşteki tarafından bildirilen çalıntı malların bilirkişi tarafından suç tarihi itibarıyle belirlenen değerinin, suç tarihindeki ekonomik koşullara, paranın satın alma gücüne ve yerleşik uygulamaya göre pek hafif yerine, pek fahiş kabulüyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-Sanığın kollukça işyerlerinin yakınında dolaşırken şüphe üzerine yakalandığı yer ile henüz başvurusu bulunmayan müştekiye ait içinden hırsızlık yapılan marketin bulunduğu yer tespit edilip, teşebbüs hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı denetime olanak vercek şekilde araştırılıp saptanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Sanığın tutuklukta geçen sürelerinin 765 Sayılı TCK’nın 40. maddesi yerine 5237 Sayılı TCK’nın 63. maddesi gereğince mahsubuna karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre,
4-5237 Sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 Sayılı TCK.’nın 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eyleminin, TCK’nın 142/1-b ve 143. maddesinde düzenlenen gece vakti hırsızlık
suçunun yanında aynı Yasanın 116/2-4 maddesine uyan gece vakti işyeri dokunulmazlığını bozma ve yakınma devam ettiğinden TCK’nın 151/1 maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, suç tarihi itibarıyle işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarının uzlaşma kapsamında olduğu ve taraflara uzlaşma teklif edilmesi ile 5252 Sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarını oluşturan eylem nedeniyle uygulama yapılıp sonucuna göre lehe olan yasanın denetime olanak verecek şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 01.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.