Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/13469 E. 2012/15348 K. 28.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13469
KARAR NO : 2012/15348
KARAR TARİHİ : 28.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Geceleyin nitelikli hırsızlığa teşebbüs, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
İddianame ve olay-yakalama tutanağı içeriğine göre sanıklar hakkında geceleyin işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
I-) Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre; 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi olanaklı olmadığından sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-)Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararı verilmemiş ise de; hükümlülüğün yasal sonucu olup, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık Cengiz’in silinme koşulları oluşmamış kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık …’in adli sicil kaydına göre tüm hükümlülüklerinde 765 sayılı TCK’nın 55/3. ve 2253 sayılı Yasanın 12/2. maddesinin bulunması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 58/5. maddesi gözetildiğinde sanık hakkında 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,

2-Denetime olanak sağlanması bakımından sanık …’in tekerrüre esas alınan önceki hükümlülüğünün neden ibaret olduğunun karar yerinde gösterilmemesi,
3-Yapılan yargılama giderlerinin, sanıkların payları oranında alınmasına karar verilmesi gerekirken müteselsilen tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında tekerrür uygulanmasına ilişkin paragrafta “sanıklar” yerine “sanık …’in” yazılması ve yine tekerrür uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasına “…Asliye Ceza Mahkemesi’nin 09.09.2005 tarihinde kesinleşmiş 978-350 sayılı ilamından dolayı” cümlesinin eklenmesi ile hüküm fıkrasından “yargılama giderlerinin müteselsilen tahsiline” ilişkin bölümün çıkarılarak, yerine “yargılama giderlerinin sanıkların paylarına düşen oranda ayrı ayrı alınmasına” sözcüklerinin eklenmesi, suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.