YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13498
KARAR NO : 2012/16018
KARAR TARİHİ : 10.07.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bina içinden hırsızlık
…
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın kolluk görevlileri tarafından yakalandığında, 11.02.2006 tarihli tutanağa göre, çaldığı eşyanın bir kısmını sakladığı evinden kolluk görevlilerine teslimini sağlayarak kısmi iade de bulunduğunun anlaşılması karşısında ; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesince öngörülen kısmi iade halinde etkin pişmanlık hükmünün uygulanması için mağdurun rızası gerektiğinden, mağdura rızasının olup olmadığı sorulmadan, sanık hakkında 168/4. maddesinin uygulanması değerlendirmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Kasten işlenen suçlardan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1.fıkrasında öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin seçimlik olmadığı gözetilmeden, anılan fıkranın (b), (c), (d) ve (e) bendlerinde yazılı tedbirlere hükmedilmemesi,
3-Sanığın adli sicil kaydından, tekerrüre esas olacak şekilde daha ağır hükümlülüğü bulunduğu anlaşılmasına rağmen, daha az ceza içeren kararın TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasında esas alınması,
4-Sanık hakkında TCY’nın 58/7. maddesi uyarınca “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi gerekirken, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmemesi,
5-Karar başlığında suç yeri ve tarihi belirtilmemek suretiyle CMK’nın 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son. maddesinin gözetilmesine, 10.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.