Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/13554 E. 2012/13660 K. 11.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13554
KARAR NO : 2012/13660
KARAR TARİHİ : 11.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanık hakkında zamanaşımı süresi içinde konut dokunulmazlığı ihlal etme suçundan işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Dosya kapsamına göre sanığın suçun işlendiği otelden çıkarken yakalandığının ve kesintisiz bir takip de bulunmadığının anlaşılması karşısında eylemin tamamlandığı gözetilmeden teşebbüste kaldığından bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hak yoksunluklarının seçimlik olmaması nedeniyle kasıtlı suçtan hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki tüm bentlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükkerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde sanığın adli sicil kaydında yer alan hangi ilamın tekerrüre esas alınacağının karar yerinde gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320
sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi, ayrıca hüküm fıkrasında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin paragrafta “uygulanmasına” ibaresinden sonra gelmek üzere “Sanığın adli sicil kaydında yer alan… Ağır Ceza Mahkemesi’nin 16/10/1995 tarihli, 1994/257 Esas – 220 Karar sayılı 4 yıl hapis cezasına ilişkin ilamının tekerrüre esas alınmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.06.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.