YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13566
KARAR NO : 2012/14889
KARAR TARİHİ : 20.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça konu araçların farklı müştekilere ait olması ve sanıklar tarafından farklı zamanlarda alınmış olması nedeniyle tebliğnamedeki 2 nolu bozma isteyen düşünce, hüküm fıkrasında sanıkların her iki müştekiye yönelik eylemleri nedeniyle iki kez cezalandırıldıkları belirtildiğinden tebiğnamedeki 3 nolu bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
I-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman dilimi ile sanığın gözaltında ve tutuklu kaldığı sürenin gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK’nın 232. maddesine muhalefet edilmesi mahallide düzeltilebilir bir hata olarak kabul edilmiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanabilmesi için tekerrüre esas alınan ilamın kesinleşmesinin zorunlu olduğu, sanığın adli sicil kaydında görülen … Asliye Ceza Mahkemesine ait kararın Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 19/09/2005 tarihli kararı ile bozulmuş olduğunun ve henüz kesinleşmediğinin dosya içerisindeki Yargıtay ilamından anlaşılması karşısında; sanık hakkında belirtilen yasa hükmü ile uygulama yapılması,
2-5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerekirken müteselsilen tahsili yönünde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nin 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin bölümün çıkarılarak yerine “4.10 TL yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak alınarak Hazineye gelir kaydına ” tümcesinin eklenmesi ve “5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması” suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman dilimi ile sanıkların gözaltında ve tutuklu kaldıkları sürenin gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK’nın 232. maddesine muhalefet edilmesi,
2-5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerekirken müteselsilen tahsili yönünde hüküm kurulması,
3-5237 sayılı TCK’da cezaların toplanmasına ilişkin bir hüküm bulunmadığı göz ardı edilerek, sanık hakkındaki para cezalarının toplanması suretiyle hüküm kurulması,
4-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 20/06/2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.