Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/13649 E. 2011/3555 K. 25.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13649
KARAR NO : 2011/3555
KARAR TARİHİ : 25.10.2011

Nitelikli hırsızlık ve geceleyin konut dokunulmazlığını ihlâl suçlarından sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 116/4. maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis, 1 yıl 6 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1-c. maddesindeki haklardan hapis cezasının infazına kadar yoksun bırakılmasına, İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesin 13/06/2005 tarihli ve 2000/657 esas, 2002/152 sayılı ek kararının tekerrüre esas teşkil ettiğinden anılan Kanun’un 58. maddesi gereğince sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra 2 yıl ve 1 yıl 6 ay süre ile denetim süresi belirlenmesine dair İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/10/2007 tarihli ve 2007/375-623 sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre;
1-Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 04/10/2006 tarihli ve 2006/7634-11051 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait bulunduğu gözetilmeden, denetim süresinin de belirlenmesinde,
2-Sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, d ve e bentlerinde belirtilen haklarından mahkum oldukları hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar,c bendindeki haklarından ise, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca koşullu salıverilmelerine kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle 271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 01/09/2009 gün ve B.03.0.CIG.0.00.00.04-105-35-3809- 2009/10261/48644 sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.09.2009 gün ve209808 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize ihbar ve dava evrakı tevdi edilmekle incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre, mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça

gösterilmesi gerektiğinin açık ve buyurucu şekilde belirtildiği, ancak temyiz isteminin reddine dair İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2008 tarih ve 2007/375-623 sayılı ek kararında hükme karşı başvurulacak kanun yolları, süresi mercii ve şekli açıkça belirtilmediği gibi hükümlüye yapılan tebligatta da bu açıklamaların yer almadığı ve yapılan tebligatın geçersiz olduğu, bu nedenle anılan kararının kesinleşmediği, kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği, yukarıdaki açıklamalar ışığında uyarlama hükmünün henüz kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında;
1-) İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2008 tarih ve 2007/375-623 sayılı ek kararı kesinleşmediğinden, kanun yararına bozma istemin bu aşamada REDDİNE,
2-) Hükümlü …’e anılan ek kararın, yasa yollarına başvuru süresini, merciini ve şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak yöntemine göre tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına İADESİNE, 25.10.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.