YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13904
KARAR NO : 2012/21846
KARAR TARİHİ : 16.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Müştekiye ait kapısı kilitli olmayan minibüsün içinde bulunması mutad olan oto teybinin çalınması eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e. maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu halde, aynı Yasanın 142/1-b maddesiyle hüküm kurulması sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine, aynı maddenin a, b, d ve e bentlerindeki diğer haklar yönünden ise hak yoksunluğunun infaz tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
2- Sanığın tekerrüre esas alınan … Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2002 tarih ve 2001/235-2002/78 sayılı hükümlülük kararında 765 sayılı TCK’nın 55/3. maddesinin uygulanması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 58/5. maddesi gözetildiğinde sanık hakkında 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
3- 5275 sayılı CGTİHK’nun 108. maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu düşünülmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7. maddesi gereğince “cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi ve 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün “Sanığın … Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2003 gün ve 2003/368-2004/535 sayılı hükmü ile mükerrir olduğu anlaşıldığından 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın aleyhe değiştirmeme ilkesi gözetilerek 5275 sayılı Yasanın 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın … Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2002 gün ve 2001/235-2002/78 sayılı ilamına konu olan 631 Lira adli para cezası esas alınarak belirlenmesine” şeklinde değiştirilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.