YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13908
KARAR NO : 2012/21830
KARAR TARİHİ : 16.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hırsızlık suçu tamamlandıktan sonra, polis tarafından şüphe üzerine yakalanması üzerine sanığın çaldığını söylediği eşyayı müştekinin evinden çaldığını açıklamak ve yerini göstermek suretiyle, henüz başvurusu bulunmayan müştekiye iadesini sağlaması nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- İddianamede sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 116/1. maddelerinin uygulanmasının istendiği, sanığın ve müdafiinin hazır bulunduğu oturumda, C. savcısının esas hakkındaki düşüncesinde de 116/1 maddesinin uygulanmasını istediğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmeden yazılı biçimde uygulama yapılması,
3- Suç tarihinde resmi görevli polis memuruna, kimliksiz ve çaldığı eşya ile birlikte yakalanan sanığın, karakola gitmemek için saldırdığı, elindeki hesap makinesini vurmak suretiyle kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte yaraladığı ve polis otosuna da binmek istemediğinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK’nın 265/1 maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeyerek aynı Yasanın 86/2, 3-e maddesiyle hüküm kurulması,
4- Sanığın sabıkasında yer alan ve tekerrüre esas alınan önceki hükümlülüğünün neden ibaret olduğunun denetime olanak sağlanması bakımından karar yerinde gösterilmemesi,
5- 5237 sayılı Yasada, cezaların toplanması sistemine yer verilmeyip, her bir hükmün ayrı ayrı özelliğini koruması gerektiği ve 5275 sayılı Kanunun 99. maddesine göre infaz aşamasında değerlendirilmesi olanağı bulunduğu halde, sanık hakkında verilen cezaların toplanması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.