YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14036
KARAR NO : 2011/2731
KARAR TARİHİ : 13.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, kimliği tespit edilemeyen arkadaşı ile birlikte gündüzleyin müştekinin işyerinin kapı kilidini göbek yerinden sökerek içeri girip, hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, eylemin 5237 S. TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eylemlerinin 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında şikayet bulunduğu için aynı Yasanın 116/2. maddesinde tanımlanan işyeri konut dokunulmazlığını bozmak ve 151/1. maddesine uygun mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğu, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylem nedeniyle uzlaşma olanağı da sağlandıktan sonra uygulama yapılıp sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Somut olayda sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1,522/1. maddeleriyle, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 116/2,119/1-c, 151/1, 53 maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında lehe Yasanın belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı BOZULMASINA, ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının gözetilmesine, 13.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.