Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/14940 E. 2012/21602 K. 15.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14940
KARAR NO : 2012/21602
KARAR TARİHİ : 15.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Gerekçeli karar başlığında sanığın anne ve baba adı ile doğum tarihinin yazılmaması,
2-5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanunun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1, 61, 47, 81/2. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; suç tarihinde gece sayılan vakitte saat 00:30 sıralarında mağdurun müdürü olduğu marketin muhkem kapısını kırıp, içerideki yazar kasaları karıştırırken ihbar üzerine olay yerine gelen kolluk görevlilerince herhangi bir şey çalmadan yakalanan sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143/1, 35, 32/2, 53/1. maddesine uyan hırsızlığa kalkışmanın yanı sıra, aynı Kanunun 116/2-4, 31/2, 53/1 ve 151/1, 31/2, 53/1. maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, mala zarar verme suçu yönünden mağdurun şikayetinden vazgeçtiği, işyeri dokunulmazlığını bozma suçu yönünden de CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Kanunun yeniden belirlenmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 15.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.