YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15007
KARAR NO : 2011/4071
KARAR TARİHİ : 02.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık,
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanıklar … ve … İleri hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık … İleri’nin baştan beri suça diğer sanıklarla birlikte doğrudan katıldığı gözetilmeksizin 765 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi yerine 65/3. maddesinin tatbiki, yine sanığın 08.01.1998 tarihinde yerine getirilen Kurtalan Sulh Ceza Mahkemesinin 21.10.1998 tarih, 1998/47-52 E-K. sayılı kararı ile “bıçakla müessir fiil” suçundan mükerrir olduğu halde TCK’nın 81/1. maddesinin uygulanmaması, ayrıca sanık … hakkında kurulan hükümde sonuç cezanın kazanılmış hak konusu olabileceği halde kazanılmış hakkın hapis cezasına uygulandıktan sonra hapis cezasının paraya çevrilmesi suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklar … ve … İleri hakkında kurulan hükümlerde lehe yasa değerlendirmeleri sırasında, 5237 sayılı TCK’nın lehe olduğu yönünde mahkemece ceza hesaplaması yapıldığı halde kazanılmış hak gereği sonuç ceza olarak 765 sayılı TCK’nın lehe kabul edilmesi ve 765 sayılı TCK’dan uygulama yapılması karşısında kazanılmış hak gereği sonuç ceza aşılamayacağından bozma yönünde görüş bildiren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanıklar … ve … İleri müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
B-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesine gelince;
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 493/1-son, 102/4, 104/2. maddelerinin ve hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından suç tarihinde 15 yaşını doldurup 18 yaşını doldurmayan sanık hakkında zamanaşımı süresini 1/3 oranında indiren 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık lehine olması ve aynı Yasanın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 12.03.2001 tarihinden itibaren inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 02.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.