YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15050
KARAR NO : 2011/3014
KARAR TARİHİ : 19.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ : …
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Sanık …’ın müştekiler … ve … yönelik eylemi nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen hırsızlık suçlarının gerektirdiği cezanın, türü ve süresine göre 765 sayılı TCY’nın 102/4.maddesinde öngörülen 5 yıllık asli zamanaşımının karar tarihi olan 06/10/2006 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA,bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2-Hükümlü …’nin müşteki …’a yönelik eylemi nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Hükümlü müdafiinin temyiz isteğinin CMUK’nun 315. maddesi uyarınca reddine ilişkin kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından temyiz itirazlarının reddi ile red’de ilişkin 06.10.2006 tarih ve 2004/52-2006/380 sayılı ek kararın ONANMASINA,
3-Sanık …’nin müşteki …’a yönelik eylemi nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Temyiz talebinde bulunan sanık … hakkında verilen bozma kararının ceza indirimini içerdiği gibi mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda bozmaya uyulmuş olması nedeniyle sirayet koşullarının oluştuğu dikkate alınarak sanık … hakkında adı geçen müştekiye karşı işlenen eylemden dolayı verilen ilk hükmün kesinleşmediği kabul edilerek yeniden hüküm kurulması gerekirken, sirayet koşulları dikkate alınmadan ilk hükmün kesinleştiğinden bahisle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi,bozmayı gerektirmiş,
Ancak;
Sanığa yüklenen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın, türü ve süresine göre 765 sayılı TCY’nın 102/4.maddesinde öngörülen 5 yıllık asli zamanaşımının karar tarihi olan 06/10/2006 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması karşısında ,
Sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
4-Hükümlü … ve … hakkında müştekilerden … ile … …’e karşı işlenen eylemlerden dolayı kurulan hükümlerin ilişkin temyiz incelemesinde,
Müştekilerden … … ile … …’e karşı işlenen eylemlerden dolayı kurulan hükümlerin kesinleşmesinden sonra, 5237 sayılı kanunun yürürlüğe girmesi üzerine her iki hükümlü hakkında infaz evrakları üzerinden verilen 19/08/2005 tarihli kararların temyizi kabil kararlardan olmasına karşın, mahallinde itirazı kabil kararlar şekilde kabul edilerek itirazı inceleyen mahkeme tarafından itirazın reddine karar verilerek kararların müteferrik kararla bu şekilde kesinleştirildiği ,bu dosyadan bağımsız olarak uyarlama kararlarına karşı temyiz incelemesi yapılması mümkün olduğundan uyarlama kararları ile ilgili kesinleştirme işleminin kaldırılarak her iki karara yönelik temyiz incelemesi mümkün görülmekle;
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 61. maddesi gözetilerek, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve konut dokunulmazlığın bozma ve mala zarar verme suçlarıyla ilgili olarak uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler … ve …’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 19.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.