YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15189
KARAR NO : 2012/19940
KARAR TARİHİ : 26.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıklar … ve … ile … ve …’ın alınan savunmalarında ikili olarak birbirleri hakkında karşılıklı suçlayıcı beyanlarda bulunduklarının anlaşılması karşısında, aralarında menfaat çetışması olan her iki taraftaki sanıklara ayrı ayrı müdafii tayini yerine, sanıklar … ve …’ya ayrı, diğer sanıklar … ve …’a ayrı müdafii tayiniyle yargılamaya devam edilerek sanıkların savunma haklarının kısıtlanması,
2- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca sanıklar yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, başka yerden hırsızlık suçundan yakalanan sanıkların, müştekiye ait … plaka sayılı aracı kendilerinin çaldıklarını itiraf ederek, aracın bulunduğu yeri tarif edip kolluğa gösterdikleri, otonun içerisinden çalınan oto teybinin ise müştekiye iade edildiğinin ve sanıkların aracı suç yerinden alıp götürdükleri mesafeye göre yağ, yakıt ve amortisman giderlerinin ödenmediğinin anlaşılması karşısında, kısmi iade nedeniyle müştekiden rızası sorularak, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiği gözetilerek ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenerek, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, denetime olanak vermeyecek şekilde karşılaştırma yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde, 5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen kendi alt soyları üzerindeki haklardan mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … ile … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 26.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.