Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/15288 E. 2012/20491 K. 03.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15288
KARAR NO : 2012/20491
KARAR TARİHİ : 03.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlığa teşebbüs, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-05.05.2006 tarihli olay yeri inceleme raporuna göre, katılana ait otonun kapılarında herhangi bir zorlanma ile zedelenme izinin tespit edilememesi ve katılanın kardeşi olan olay tanığının otoyu suç yerindeki cadde üzerinde kilitlemek suretiyle parkettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın oto kapısını bir şekilde açarak otoyu düz kontak yapmak suretiyle çalmaya teşebbüs şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde tanımlanan kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık bendine uyduğu gözetilmeden, eylemin yazılı şekilde elde edilemeyen alet yardımıyla kilit açmak suretiyle hırsızlık olarak kabulüyle TCK’nın 142/2-d maddesi bendiyle uygulama yapılması,
2-Katılana ait otonun kontak anahtarı altındaki kabloları koruyan plastik muhafazası kırılarak ve kabloların bir kısmının kesilmesi ve diğer kısmının bağlantı yerinden ayrılmasıyla düz kontak yapılmak suretiyle çalınmaya teşebbüs edilmesi olayının bir bütün halinde hırsızlık suçunu oluşturduğu, müştekinin fiili kullanımından çıkan ve artık sanığın hakimiyetinde bulunan araca zarar verilmesi eyleminin, mala zarar verme suçunun unsurları arasında bulunan ”başkasının taşınır malını tahrip eden…” unsurunu içermediği ve bu eylemin katılana yönelik olarak gerçekleşmediği anlaşıldığından; unsurları itibariyle oluşmayan mala zarar verme suçundan sanığın beraatı yerine, yazılı biçimde mahkumiyetine hükmedilmesi,
3-İnfazda oluşacak tereddüdü gidermek ve denetime olanak sağlanması bakımından sanığın tekerrüre esas alınan önceki hükümlülüğünün neden ibaret olduğunun karar yerinde gösterilmemesi,
4-Denetim süresinin belirlenmesinin infaza yönelik bir işlem olduğu gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7 maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi yerine, 5275 sayılı Yasanın 108/4. maddesine dayanılarak denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi,
5-Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde, 5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 03.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.