Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/15694 E. 2012/6783 K. 22.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15694
KARAR NO : 2012/6783
KARAR TARİHİ : 22.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık, suç eşyasının satın alınması
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükmedilen cezaların sürelerine göre sanık … müdafinin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi gereğince REDDİNE,
A-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde:
Sanığın eylemlerine uyan 765 sayılı TCK’nın 512/1, 522, 102/4, 104/2. maddelerine göre öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 05.03.2003 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
B-Sanıklar …, …, … ve … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıklar hakkında müştekisi tespit edilemeyen mallar nedeniyle 765 sayılı TCK’nın 492/1, 522, 80. maddeleri gereğince cezalandırılmaları için kamu davası açılmasına rağmen haklarında hüküm kurulmaması,
2-5237 sayılı TCK’nın 141. ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b. maddesine uyan hırsızlığın yanında aynı yasanın 116/1. maddesindeki işyeri dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun düşünülmemesi,
3-Hırsızlık yapılan yerlerde keşif yapılarak kapıların muhkem olup olmadığın tespit edilmesi, sonucuna göre 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün maddelerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerekirken, keşif yapmadan muhkem oldukları kabul edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4-Müştekiler … ve …’ın depolarından çalınan eşyaların satıldığı … ve müşteki …’un deposundan çalınan eşyaları satıldığı …’nun tanık olarak ifadeleri alınarak kendilerine eşya satan …’in yanındaki şahısların diğer sanıklardan hangisi olduğunun sorulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
5-Müşteki …’ye karşı eylemde parmak izi bulunan sanık …’ın kollukta müdafi huzurunda alınmayan ve mahkeme aşamasında kabul etmediği beyanı dışında, diğer sanıkların suçu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeter kesin ve inandırıcı deliller karar yerinde gösterilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
6-Eylemlerin gece ya da gündüz gerçekleştiği hususu duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edildikten sonra, sonucuna göre TCK’nın 143. maddesinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
7-Sanıklar …, … ve … hakkında hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, … ve … müdafilerinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 22.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.