Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/15805 E. 2012/8547 K. 10.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15805
KARAR NO : 2012/8547
KARAR TARİHİ : 10.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlığa teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Sanıklar … ile … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanıklar hakkında verilen ‘hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına’ ilişkin karara karşı, 5271 sayılı CMK’nun 231/12. maddesi uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından, sanıklar müdafiinin bu konudaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE, 5271 sayılı CMK’nun 264/1. maddesi uyarınca sanıklar müdafii yönünden yasa yolu ile merciinde yanılma, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
2-Sanıklar Saffet Yıldırım, … ve Abdullah Sedali hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince,
Sanıkların, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüklerinin bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Yerel mahkemece 14.06.2004 tarihli olay yeri inceleme ve zaptetme tutanağı ve 18.12.2006 tarihli bilirkişi raporuna göre; iş yerinin giriş kapısının eşik kısmında ve kilit sisteminin hizasında, altında ve üstünde sert bir cisme ait kanırtma izlerinin olduğunun tespit edilmesi ve sanık Abdullah Sedali’nin 14/06/2004 tarihli ifadesinde, dükkanın kapısını sanık Fehat’ın demir çubuk ile açtığını beyan etmesi karşısında lehe yasanın belirlenmesi için 765
sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun sanığın eylemine uyan maddeleri uygulanırken, iş yerinin sağlam olan kapısını açıp çalması şeklinde gerçekleşen eylemin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-d maddesinde belirtildiği şekilde kapı kilidinin taklit anahtar veya diğer bir aletle kilit açmak suretiyle gerçekleştirilmediği, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b maddesine uyan hırsızlık ve aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c maddelerine uyan geceleyin iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarını oluşturduğu ve bu suçlar yönünden 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağının değerlendirilip sonucuna göre 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp cezaları belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b-Kabule göre;
Kasten işlenen suçlardan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1.fıkrasında öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin seçimlik olmadığı gözetilmeden, 53/1-a dışındaki hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile sanıklar Saffet Yıldırım ve Abdullah Sedali müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, CMUK’nun 326/son maddesi hükmünün gözetilmesine 10.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.