Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/15978 E. 2012/26414 K. 10.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15978
KARAR NO : 2012/26414
KARAR TARİHİ : 10.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın tekerrüre esas eski hükümlülükleri bulunduğu halde, hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması ve olay tarihinde sanığın müştekiye ait suça konu motosikleti park edildiği yerden iterek götürdüğü park içerisinde düz kontak yapmaya çalıştığı esnada tanık … tarafından görüldüğü, tanık yanına gittiğinde motorun kendine ait olduğunu arızalandığını söyleyip çalıştırmadan uzaklaştığı sırada görevli ekiplerce görülmesi üzerine motosikleti yere atarak kaçtığı kovalama ile yakalandığı 20.01.2006 tarihli yakalama tutanağından ve tanık beyanından anlaşılması karşısında sanığın eyleminin tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek yazılı şekilde uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından, bozma nedeni yapılmamış ayrıca sanık hakkında TCK’nın 35. maddesi uyarınca ceza indirilirken hesap hatası sonucunda 1 yıl 6 ay yerine hesap hatası sonucu fazla cezaya hükmolunduğu görülmüş ise de, eylemin tamamlanmış olması dolayısıyla doğru uygulama sonunda verilecek ceza gözetildiğinde bozmanın sonuç cezayı değiştirmeyeceği anlaşıldığından ve ceza uygulanması sırasında, TCK’nın 35. maddesinin, aynı Yasanın 143. maddesinden önce uygulanması suretiyle, TCK’nın 61. maddesine aykırı davranılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ”TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ”53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” tümcesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.