YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16076
KARAR NO : 2012/19897
KARAR TARİHİ : 26.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığnıı bozma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suç tarihi itibariyle gündüz sayılan zaman diliminde, katılanın evine açık olan balkon kapısından girilerek cep telefonu, banka kartları ile katılanın otomobilinin anahtarı alınarak dışarıda kapıları kilitli olarak park halinde bulunan otomobilin bu anahtar kullanılmak suretiyle hırsızlandığı olayda; suç tarihinden yedi gün sonra yanında açık kimlik bilgileri ve sanık ile ilişkileri tespit edilemeyen iki kişi daha olduğu halde suça konu otomobil ile kaza yapan, kaza sonrası kendisini otomobiline alan tanık …’in 25.10.2006 tarihli kolluk anlatımına göre nereli olduğu sorulduğunda “Sen polis misin ağabey, boş ver…” şeklinde cevap veren, kolluk görevlilerince yakalandığında kimlik bilgileri hakkında yanıltıcı beyanda bulunan ve 28.10.2006 tarihli kolluk tutanağına göre kelepçelenerek alındığı seyir halindeki polis otosundan atlayarak kaçmaya çalışan sanığa ait parmak izinin 27.10.2006 tarihli parmak izi mukayese tablosuna göre katılana ait suça konu otomobilin sol ön kapı camı dış yüzeyinde tespit edilmiş olması da göz önüne alındığında, kendisine iftira atmasını gerektirir hiç bir neden bulunmayan ve aşamalarda kendisini kesin olarak teşhis eden tanık …’in anlatımlarını kabul etmeyen, olay tarihinde arkadaşı …’ın kiraladığını belirttiği otomobilde geçici olarak bulunduğunu ve bu nedenle parmak izinin tespit edilmiş olabileceğini savunmasına karşın varlığını iddia ettiği ve arkadaşı olduğunu belirttiği …’ın açık kimlik ve iletişim bilgilerini de sunamayan sanığın sübut bulan ve 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesine uyan hırsızlık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi ve suç tarihi itibariyle uzlaşmaya tabi olan konut dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden uzlaşma prosedürünün uygulanmasını müteakip değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 26.09.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.