Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/16173 E. 2012/21928 K. 17.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16173
KARAR NO : 2012/21928
KARAR TARİHİ : 17.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, memura direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık …’ın soruşturma aşamasında kendisini “İsmail Kaplan” olarak tanıttığının ve bu kimlik bilgilerine göre hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 06.10.2005 tarih, 2005/2555 esas sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığının, 31.10.2005 tarihli oturumda iddianamede yazılı nüfus kayıt bilgilerine göre kimlik tespiti yapılarak savunmasının alındığının, sonrasında sanığın gerçek kimlik bilgilerinin farklı olduğunun belirlenmesi üzerine yapılan ihbar üzerine … Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın gerçek nüfus kayıt bilgilerine uygun olarak 20.04.2006 tarihli ek iddianamenin düzenlendiğinin anlaşılması karşısında; sanığın nüfus kayıt bilgilerine uygun olarak kimlik tespiti yapılıp, … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20.04.2006 tarihli ek iddianamesi de okunmak suretiyle savunmasının tespiti yerine, doğru olmayan nüfus kayıt bilgilerine göre yapılmış kimlik tespiti ile 06.10.2005 tarihli iddianame okunmak suretiyle alınan 31.10.2005 tarihli savunmasına dayanılarak hüküm kurulması,
2-Birlikte hareket eden sanıkların, şikayetçinin kapıları kilitli olarak park halinde bulunan otomobilinin sol ön kapı kilit kısmını sert bir aletle zarar verecek ölçüde zorlamalarına karşın açamayarak hırsızlık eylemini gerçekleştiremedikleri olayda; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 35 maddeleri yerine aynı Yasa’nın 142/2-d, 35 maddeleri uyarınca uygulama yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
3-Sanıklar müdafiilerinin son oturumda lehe hükümlerin uygulanması yönündeki istemleri, sanıklar hakkında “görevi yaptırmamak için direnme” suçundan kurulan hükümler yönünden 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesini de kapsadığı halde bu yönde olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
4-Sanıklar hakkında “görevi yaptırmamak için direnme” suçundan kurulan hükümler, hükmolunan ceza süreleri yönünden erteleme kapsamında oldukları halde, “verilen ceza miktarı” şeklindeki yerinde olmayan gerekçe ile sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
5-Sanık … yönünden hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 17.10.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.