YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16249
KARAR NO : 2012/20080
KARAR TARİHİ : 27.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Geceleyin bina eklentisi içinde hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6 maddesinin a bendinde yazılı ” kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Mahkemece olay yerinde yapılan keşif sonucunda bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, Uluborlu ilçesinde mobiletleri yol üzerinde bırakmanın adet gereği olduğunun belirtilmesi ve dairemizin uygulamalarının da bu yönde olması karşısında, tebliğnamede 5237 sayılı TCK’nın 141/1. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin görüş benimsenmemiş; gerekçeli kararda sanık …’ün baba adının “Necmi” yerine “Nemci” şeklinde hatalı olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir bir yazım hatası olarak kabul edilmiş; Uluborlu Sulh Ceza Mahkemesi’nin 21/05/2004 tarih ve 2003/44 Esas, 2004/18 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında firar suçundan hükmedilen erteli para cezasına ilişkin ilamın 14/06/2004 tarihinde kesinleştiği, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 58/2-b maddesinde belirtilen 3 yıllık süre içerisinde yeniden suç işlediği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine karar verilmemesi ise aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hırsızlık suçundan sonuç olarak hükmedilen 1 yıl 11 ay 10 gün süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 49/2. maddesi uyarınca kısa süreli olmadığı ve aynı yasanın 53/4. maddesi gereğince “kısa süreli hapis cezası ertelenmiş olan kişiler hakkında aynı maddenin 1. fıkra hükmünün uygulanamayacağı” öngörüldüğünden, bu haliyle uzun süreli hapis cezası ertelenenler hakkında, TCK 53/1-c maddesindeki haklar dışında diğer haklardan yoksun kılınma kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasına “53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresi eklenmek suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27/09/2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.