Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/16280 E. 2012/21364 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16280
KARAR NO : 2012/21364
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, hırsızlık malı satın almak
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I) Sanık …’a yüklenen hırsızlık suçu bakımından verilen beraat hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine ve kararın dayandığı gerekçeye göre, katılan … Telekom İl Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA;
II) Sanık …’a yüklenen hırsızlık suçu bakımından yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)4667 sayılı Yasa ile değişik 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164/son maddesi uyarınca kendini avukat ile temsil ettiren katılan lehine, mahkum olan sanık … aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği hususunun gözetilmemesi;
2)Sanığın mükerrir olması nedeniyle hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerektiği gözetilmeden ve 5275 sayılı Yasanın 108/4 maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu düşünülmeden, infazı kısıtlayacak biçimde denetimli serbestlik süresinin 2 yıl 6 ay olarak belirlenmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320
sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, tekerrür uygulaması ile ilgili hüküm kısmından “ 2 yıl 6 ay süre ile “ ibaresinin çıkarılıp, hüküm kısmına ” hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 2006 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 450 TL’nin mahkum olan sanık …’dan ½ oranında alınarak kendini vekil ile temsil ettiren Katılan Uşak İl Telekom Müdürlüğü’ne verilmesine “ tümcesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
III)Sanık …’e yüklenen suç eşyasının satın alınması suçu bakımından yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Hükümden sonra, 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması;
2) Gün üzerinden hükmedilen adli para cezası için paraya çevirme işlemi yapılırken, 5237 sayılı TCK’nın 52/2. madde ve fıkrasının hükümde gösterilmemesi;
3) 4667 sayılı Yasa ile değişik 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164/son maddesi uyarınca kendini avukat ile temsil ettiren katılan lehine, mahkum olan sanık … aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği hususunun gözetilmemesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 11/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.