YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16864
KARAR NO : 2012/12733
KARAR TARİHİ : 30.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Üst Cumhuriyet Savcısının temyizinin incelenmesinde;
Yasal süre içinde temyiz başvurusunda bulunmayan üst Cumhuriyet savcısının bu konudaki isteğinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanıklar … ve … haklarında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanıklara atılı hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre; suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda bulunan sanık … yönünden 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen 4 yıllık; suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunan sanık … yönünden ise 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık zamanaşımı sürelerinin karar tarihi olan 07.12.2006 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmama gerekçesinin kararda gösterilmiş olması karşısında, tebliğnamede yer alan düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıklar … ve … ile birlikte hareket eden sanığın, gece sayılan zaman diliminde, şikayetçinin kapıları kilitli olarak park halinde bulunan otomobilinin bilirkişi görüşüne göre muhkem nitelikte olan kapı camını kırarak suç tarihi itibariyle pek hafif değerde olan oto teybini hırsızladığı ve olaydan bir gün sonra suça konu oto teybinin rızai olarak şikayetçiye iade edildiği olayda, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümleri somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, sanığın eylemlerine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 522/1(pek hafif), 523/1. maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 168/1 ve şikayet bulunduğu için -suç tarihi itibariyle uzlaşmaya tâbi olan- 151/1. maddeleri bir bütün olarak olaya uygulanarak verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında hükmolunan 2 yıl 4 aylık hapis cezanın 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesinde öngörülen erteleme sınırı kapsamında olmadığı gözetilmeden hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin saklı tutulmasına, 30.05.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.