YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1688
KARAR NO : 2012/2005
KARAR TARİHİ : 02.02.2012
Hırsızlık suçundan sanıklar …, … ve …’un, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 492/1-son, 522, 523, 59, 2253 sayılı Kanun’un 12, 647 sayılı Kanun’un 4. maddeleri gereğince 498.00 Yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın 2253 sayılı Kanun’un 38/1. maddesi uyarınca ertelenmesine, 5395 sayılı Kanun’un 23. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanık … hırsızlık suçundan 765 sayılı Kanun’un 492/1-son, 522, 523, 55/3, 59/2, 647 sayılı Kanun’un 4. maddeleri uyarınca 660 Yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın 647 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca ertelenmesine, 5395 sayılı Kanun’un 23. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanık …’in hırsızlık malını bilerek satın almak suçundan 765 sayılı Kanununun 512/1, 522, 523, 59/2, 72. maddeleri uyarınca 22.00 Yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın 2253 sayılı Kanun’un 38/1. maddesi uyarınca ertelenmesine, 5395 sayılı Kanun’un 23. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Gönen Asliye Ceza Mahkemesinin 18/01/2007 tarihli ve 2002/376 esas 2007/6 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 19.09.2007 tarih ve 6191-2007/47181 sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet.Başsavcılığının 17.10.2007 tarih ve 2007/201016 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
1-06/12/2006 tarihinde kabul edilip 19/12/206 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’un 40. maddesi ile değişik 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesinin karar tarihinde yürürlükte olduğu gözetilmeksizin denetim süresinin 3 yıl yerine 5 yıl olarak belirlenmesinde,
2-5560 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/7. maddesine göre; “Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.” hükmüne rağmen yazılı şekilde karar verilmesinde,
3-15/07/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5495 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 48. maddesi ile 07/11/1979 tarihli 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanun’un yürürlükten kaldırılmış olduğu gözetilmeksizin aynı konuda düzenleme yapan iki Kanun hükümleri de uygulanarak karma uygulama yapılmasında isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
CMK’nun 231. maddesine 5560 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle eklenen “Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.” hükmünü ihtiva eden yedinci fıkrasının suç tarihinden sonra yürürlüğe girmesi sebebiyle sanıklar …,
…, …, … ve … hakkındaki cezanın ertelenmesine yönelik 2 numaralı; sanık … hakkındaki cezanın lehine hüküm barındıran 2253 sayılı Kanun’un 12/2 ve 38/1. maddelerine göre indirilip ertelenmesinde ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun yeni bir müessese getiren 23. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında karma uygulama mevcut olmadığından 3 numaralı kanun yararına bozma talebinin REDDİNE,
1 nolu kanun yararına bozma talebine gelince,
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay C. Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile hırsızlık suçundan sanıklar …, …, …, … ve … hakkında Gönen Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 18.01.2007 tarih ve 2002/376-2007/6 sayılı kararın CMK’nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar …, …, …, … ve … hakkındaki denetimli serbestlik tedbiri süresinin 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’un 40. maddesiyle değişik 23. maddesine göre 3 yıla indirilmesine, diğer hususların aynen muhafazasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.