YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16921
KARAR NO : 2012/12154
KARAR TARİHİ : 23.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-)Sanık hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükmün incelenmesinde,
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken uygulama maddesinin yanlış gösterilmesi, yerinde düzeltilmesi olanaklı maddi hata olarak kabul edilmiş, hükmün gerekçesinde tüm suçlar nedeniyle verilen hapis cezalarının toplamının 2 yılın üstünde olması nedeniyle yasal olarak ertelenemeyeceği belirtilmiş ise de, münferit ceza olarak da, sanığın önceden 3 aydan fazla hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunduğundan, 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesinin bu itibarla uygulama olanağının bulunmaması nedeniyle, tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması ve konut dokunulmazlığını ihlal suçu bakımından suçun gece sayılan bir zaman diliminde işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 116/4. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a,b,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “c” bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, hatalı biçimde yazılı olarak hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
..//.
-2-
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin paragraf çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ paragrafının eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Olay tarihinden sonra yakalanan sanığın, çaldığı eşyaların bir kısmını sakladığı yeri göstermek suretiyle müştekiye teslimini sağladığının anlaşılması karşısında, kısmi iade söz konusu olduğundan, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının karar yerinde tartışılmaması,
2-5237 sayılı TCK’nın 51. maddesinde düzenlenen erteleme müessesesinin her bir suç açısından verilen cezalar bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekirken, hükmün gerekçesinde tüm suçlar nedeniyle verilen hapis cezalarının toplamının 2 yılın üstünde olması nedeniyle yasal olarak ertelenemeyeceğinin belirtilmesi,
3- Suçun gece sayılan bir zaman diliminde işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmaması,
4-Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması
5-5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “a,b,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “c” bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, hatalı biçimde yazılı olarak hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 23.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.