YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16948
KARAR NO : 2012/619
KARAR TARİHİ : 09.01.2012
Hırsızlık suçundan sanık …’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1, 522.maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2002 tarihli ve 2000/504 esas, 2002/572 sayılı kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerin, anılan Kanun’un lehe olmadığından bahisle hüküm kurulmasına yer olmadğına ilişkin aynı Mahkemenin 26.12.2005 tarihli ve 2000/504 esas, 2002/572 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 21.12.2009 tarih ve 2007/14754/72493 sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2010 tarih ve 2009/296889 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
… 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2002 tarihli ve 2000/504 esas, 2002/572 sayılı kararına karşı yapılan kanun yarıran bozma talebi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.10.2009 tarihli ve 2007/24714 esas, 2009/13977 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verildiği gözetilerek yapılan incelemede;
… 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2005 tarihli ve 2000/504 esas, 2002/572 sayılı ek kararı ile ilgili olarak;
1- Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun kanan 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3.maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesinde,
2- Suçun işlendiği tarihte 18 yaşından küçük olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 31/3.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinde,
3- Suçun işlendiği tarihte 18 yaşından küçük olan sanık hakkında 5395 sayılı Kanun’un 24.maddesi gereğince uzlaşma girişiminde bulunulmadan ve aynı Kanun’un 23.maddesi hükümleri değerlendirilmeden karar verilmesinde, isabet görülmediğinden, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile hırsızlık suçundan hükümlü … hakkında … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin verilip kesinleşen 26.12.2005 tarih ve 2000/504 esas, 2002/572 karar sayılı ek kararın 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Yasanın 309/4-b maddesi gözetilerek müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine dosyanın mahal mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 09.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.