YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17057
KARAR NO : 2012/22019
KARAR TARİHİ : 18.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-)Sanık … hakkında hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre; 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi olanaklı olmadığından sanık … müdafiinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-) Sanık … hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükmün incelenmesinde,
Sanığa yüklenen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın, türü ve süresine göre 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 66/2 maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımının karar tarihi olan 29.03.2007 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III-) Sanıklar … ve … hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçu bakımından kurulan hükmün incelenmesinde,
Sanıkların, önceden kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararı verilmemiş ise de; hükümlülüğün yasal sonucu olup, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden, eylemin birden fazla kişi tarafından işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerekliliğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı olarak “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … müdafiinin, … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerinin müteselsilen tahsiline ilişkin bölümün çıkarılarak, yerine “yargılama giderlerinin sanıkların paylarına düşen oranda ayrı ayrı alınmasına” sözcüklerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV-)Sanık … hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından, sanıklar … ve … hakkında mala zarar verme ve hırsızlık suçu bakımından, sanıklar …, …, … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihinde sabıkasız olan sanık … hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarında kurulan hükümde belirlenen cezaların iki yıldan az hapis cezası olması karşısında; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-Müştekinin duruşma sırasında alınan beyanında, bir kısım sanıkların babalarının mala zarar verme suçu bakımından zararının karşılanmasını teklif etmelerine rağmen kabul etmediğini belirtmesi karşısında, sanıklara gerektiğinde tevdi mahalli temin edilmek suretiyle müştekinin zararını giderme olanağı tanınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Hırsızlık suçu bakımından, sanıkların polislerce yakalanmasından sonra, çalınan bir kısım malları iade etmeleri ve bir kısım malları sattıkları ve bıraktıkları işyerlerini göstermek suretiyle müştekiye iadesini sağladıklarının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı yasanın 168/4. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
4- Sanık … bakımından, işyeri dokunulmazlığı ihlal suçu bakımından kurulan hükümde, eylemin birden fazla kişi tarafından işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerekliliğinin gözetilmemesi,
5- Hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararının verilmemiş olması,
6-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı olarak “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …, …, … ve … müdafiinin, sanıklar … müdafiinin, … müdafiinin ve sanık … müdafiinin temyiz itirazlarıı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanıkların ceza süresi bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 18/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.