YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17542
KARAR NO : 2012/23692
KARAR TARİHİ : 13.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
…
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Kolluk görevlileri tarafından izlendiğini ve yakalanacağını anlayan diğer sanık …’nin kaçarken içinde suça konu teyp başlığı bulunan montunu yere atıp kaçtığı anlaşıldığına göre rızai iadeden söz edilemeyeceğinden ve teşebbüs aşamasındaki suçlarda 5237 sayılı TCK’nın 168.maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığından tebliğnamedeki hırsızlık suçundan 168.maddesinin uygulanması yönündeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
15275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan Mahkemeye ait olduğu düşünülmeden sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7. maddesi gereğince “cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
2-Kasten işlemiş olduğu suçlardan hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “c” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanığın sabıka kaydında yer alan en ağır cezayı gerektiren ilamın tekerrüre esas alınması gerekirken birden fazla tekerrüre esas sabıkası olduğu belirtilerek hakkında verilen cezanın 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
../.
2
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “ TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına , 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına ve TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölümler çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ ve ‘’Sanığın adli sicil kaydında yer alan tekerrüre esas, İzmir 17.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2003/153-361 E ve K sayılı ilamı uyarınca sanık hakkında TCK 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” tümcelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
…