Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/17756 E. 2012/22822 K. 05.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17756
KARAR NO : 2012/22822
KARAR TARİHİ : 05.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, cürüm eşyasını almak
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında sahte plaka kullanmak suçundan dolayı açılan dava ile ilgili olarak zamanaşımı süresi içerisinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık … aşamalarda alınan benzer savunmalarında, 17/04/2006 tarihinde yakalanan suça konu aracın kendisine… tarafından satıldığını, bu şahsın telefon numarasının … olduğunu beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın bildirdiği telefon numarasına ait abonelik bilgileri ilgili … şirketinden istenerek kimlik bilgilerinden sanığın savunmasında ismi geçen şahıs olup olmadığı araştırılıp, başka şahıs adına kayıtlı olması halinde ise şahsın tanık olarak dinlenerek sanığın savunmasında ismi geçen şahıs ile bağlantısı olup olmadığının sorularak sonucuna göre delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Sanık … hakkında kurulan hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
3-Suç tarihinde müştekilerin evine girerek buradan aldığı anahtarla otomobili çalıştırıp götüren sanık …’in eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesinde yazılı suçu oluşturduğunun gözetilmemesi,
4-Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
5-5237 sayılı TCK’nın 58/7. maddesinin uygulama koşullarının değerlendirilebilmesi için, sanık …’ın tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyet hükmünün denetim imkanı verecek biçimde karar yerinde gösterilmemesi,
6-Sanıklar için ortak yapılan yargılama giderlerinin, payları oranında alınmasına karar verilmesi gerekirken, müştereken tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafii ile sanık …’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine, 05/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.