YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17973
KARAR NO : 2012/20722
KARAR TARİHİ : 08.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Hükümlü … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Hükümlü … hakkında hırsızlık suçundan kurulan … 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2004 gün ve 2002/687 Esas, 2004/387 Karar sayılı önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı ve benzer kararlarında açıklandığı üzere adı geçen hükümlü hakkında temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hükmün, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren Kanunlar yönünden talep üzerine yada resen uyarlama yargılaması yapılmasının mümkün olduğu, hükümlü hakkında kurulan ilk hükmün kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık … hakkında kurulan ilk hükmün adı geçen sanığın temyizi üzerine dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2005 günlü yazıları ile lehe Kanun değerlendirmesi için iade edildiği, iade sonrası duruşma açılarak sanık … ile birlikte hükümlü … hakkında yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde bulunduğu anlaşıldığından, hükümlü … müdafii ile O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, hükümlü hakkında kurulan ilk hükümle ilgili uyarlamanın mahallinde yapılması için dosyanın gereği yapılmak üzere İADESİNE,
II- Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mağdur …’ın 14.08.2002 tarihli oturumda, tabanca dışında dükkanından çalınan bütün para ve eşyaların …’ın babası … tarafından dava açılmadan önce iade edildiğini ve şikayetçi olmadığını belirtmesi, öte yandan 765 sayılı TCK’nın 523/1. maddesinin uygulanabilmesi için zararın tamamının giderilmesinin aranmasına rağmen, 5237 sayılı Kanunun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin mağdurun rızasının bulunması halinde kısmi iade durumunda dahi uygulama olanağının olması karşısında; öncelikle gerçekleşen kısmi iadeye rızasının bulunup bulunmadığı mağdur …’dan sorulup, sonucuna göre 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre;
2-Gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin 14.05.2002 yerine, 17.05.2002 olarak yanlış yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile o Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 08.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.