Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/18201 E. 2012/22256 K. 30.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18201
KARAR NO : 2012/22256
KARAR TARİHİ : 30.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
İddianamede konut dokunulmazlığını bozma fiilinin anlatılması ve ek savunma verilerek hüküm kurulması karşısında; Ceza Genel Kurulunun 09.10.2012 tarih, 2012/1-405 esas ve 2012/1802 sayılı kararı doğrultusunda, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … ve müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, sanık hakkındaki usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
B- Hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Müştekinin, kolluk tarafından tespit edilen 20.12.2005 günlü anlatımında daire giriş kapısını kilitlemeyi unuttuğunu, kovuşturma aşamasında da sanığın önceden çalmış olduğu eşinin anahtarını kullanarak kapıyı açıp hırsızlık suçunu işlediğini belirtmiş olması, sanığın da 22.12.2005 tarihinde kollukta ve 23.12.2005 tarihinde Cumhuriyet savcısına verdiği ifadelerinde paspasın üzerinde gördüğü anahtarı alıp kapıyı açtığını, yargılama sırasında paspasın altında gördüğü anahtarla kapıyı açıp içeri girdiğini savunması karşısında; öncelikle müşteki ve sanığın beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmesinden sonra; sanığın anahtarı ne şekilde ele geçirdiğinin, anahtarın saklandığı yeri herhangi bir araştırma yapmadan görebilecek durumda bulunup bulunmadığının belirlenmesi, anlatımlar arasındaki çelişkinin giderilememesi halinde hangi anlatıma ne sebeple üstünlük tanındığı karar yerinde açıklanıp suç vasfının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı biçimde uygulama yapılması,
2- Sanığın yakalandıktan sonra müştekiye karşı hırsızlık fiilinin gerçekleştirdiğini ve pişman olduğunu açıkladıktan sonra, kolluk tarafından herhangi bir arama işlemine girişilmeden, çaldığı ziynet eşyasından bir kısmının evinde bulunduğunu söyleyip polise teslim etmesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesi uyarınca müştekiden kısmi geri vermeye rızası bulunup bulunmadığı sorularak sonucuna göre sanık hakkında aynı Yasanın 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine, aynı maddenin a, b, d ve e bentlerindeki diğer haklar yönünden ise hak yoksunluğunun infaz tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.