YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18485
KARAR NO : 2012/21032
KARAR TARİHİ : 10.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
I-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi olanaklı olmadığından sanık … müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık … hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçları ile sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Teşebbüs aşamasında kalan suçlarda temel ceza belirlenirken 5237 sayılı TCK’nın 61/1-e maddesinde öngörülen “meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı” ölçütünün göz önüne alınmaması, bu ölçütün yalnızca teşebbüs nedeniyle indirim oranı belirlenirken göz önüne alınması gerekliliğine karar yerinde uyulmuş olması karşısında, tebliğnamede yer alan bozma istemli düşünce benimsenmemiş, sanık …’un suça eylemsel katkısı yönünden hırsızlık suçunun asli faili olduğu gözetilmeden, “yardım eden” olarak kabulü ile cezasından 5237 sayılı TCK’nın 39. maddesi uyarınca indirim yapılması ve sanık … hakkında aynı Yasa’nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunmayan ve suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda yer alan sanık … hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezası 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmemiş ise de, yanılgılı uygulamayla sanığın cezasından 5237 sayılı TCK’nın 39. maddesi uyarınca indirim yapılmış olması karşısında, bu yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan sanık …
Kaygusuz’un yararlandırılmasının, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağından, hükmolunması gereken ceza miktarı itibariyle, adı geçen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesinin uygulanmasına olanak bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, 10.10.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.