Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/19000 E. 2012/10431 K. 07.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19000
KARAR NO : 2012/10431
KARAR TARİHİ : 07.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde,
Sanık …’ün silinme koşulları oluşmamış kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması, eylemin olay gecesi saat 01.50 sıralarında gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında aynı Yasanın 143. maddesinin uygulanmaması, sanıklar suça konu inşaat malzemelerini alırken … ve …’in kendilerini gördüğü, sanıklar olay yerinden ayrıldıktan sonra kendisine haber verilen diğer tanık …’in sanıkların gittiği yöne doğru giderken polise haber verip sanıkların yakalandığının anlaşılması karşısında eylemin tamamlandığı gözetilmeden, kalkışma aşamasında kaldığı belirtilerek cezadan anılan yasanın 35/2. maddesi uyarınca indirim yapılması ve sanık …’in adli sicil kaydında tekerrüre esas ilamı bulunduğu halde anılan yasanın 58.maddesinden uygulama yapılmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Sanıklar hakkında ortak yapılan yargılama giderlerinin paylarına düşen miktarlar da ayrı ayrı alınması yerine, “dayanışmalı” alınmasına karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş sanık … ve … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yargılama giderine ilişkin hüküm fıkrasından “dayanışmalı” sözcüğü çıkarılıp, yerine “eşit olarak” sözcüğünün eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık …’nun sabıkasız olduğunun, diğer sanık …’in ise silinme koşulları oluşmuş sabıkasının bulunduğunun anlaşılması ve hüküm kısmında hükmün açıklanmasının geri bırakılması değerlendirilirken ibarenin tekil kişi olarak belirtildiği ve değerlendirmenin tüm sanıkları kapsadığından kuşkuya düşüldüğü dikkate alınarak hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6.fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
3-Eylemin olay gecesi saat 01.50 sıralarında gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmaması,
4-Sanıklar suça konu inşaat malzemelerini alırken … ve …’in kendilerini gördüğü, sanıklar olay yerinden ayrıldıktan sonra kendisine haber verilen diğer tanık …’in sanıkların gittiği yöne doğru giderken polise haber verip sanıkların yakalandığının anlaşılması karşısında eylemin tamamlandığı gözetilmeden, kalkışma aşamasında kaldığı belirtilerek cezadan 5237 sayılı TCK’nın 35/2. maddesi uyarınca indirim yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanıkların ceza süresi yönünden kazanılmış haklarının gözetilmesine, 07.05.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.