Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/19013 E. 2012/22739 K. 01.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19013
KARAR NO : 2012/22739
KARAR TARİHİ : 01.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar vermek
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın eylemi 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu halde 142/1-e maddesinden uygulama yapılması ve aynı yasanın 61. maddesindeki sıralamaya aykırı olarak 35/1. maddesinin 143/1. maddesinden önce uygulanması sonuca etkili olmadığından, takdiri indirim yapılırken kanun maddesinin 62 yerine yazılı şekilde belirtilmesi yerinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görüldüğünden, hırsızlık suçundan hüküm kurulurken anılan yasanın 62. maddesi gereği cezadan 1/6 oranında indirim yapılırken 7 ay 10 gün yerine yazılı şekilde eksik ceza tayini ise, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
2-Mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında TCK’nın 58/6-7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazdan sonra ceza süresi kadar denetim süresi belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümler fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu
üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi, yine hükümler fıkrasında “tekerrür durumu söz konusu olduğundan İnfaz Kanunu’nun 108/4. maddesi uyarınca takdiren 3 yıl olarak belirlenen denetimli serbestlik tedbirinin 5237 Sayılı Yeni TCK’nın 58/6.1.2. cümle uyarınca cezanın infazından sonra uygulanmasına” cümlesinden “ İnfaz Kanunu’nun 108/4. maddesi uyarınca takdiren 3 yıl olarak belirlenen” cümlesi çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.11.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.