Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/19276 E. 2012/24277 K. 15.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19276
KARAR NO : 2012/24277
KARAR TARİHİ : 15.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıkların müştekilere ait iş yerlerine kapıyi sert bir cisim ile zorlayarak girdiklerinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
I-Sanık … hakkında müştekiler … , … ve …’a karşı hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın müşteki …’in aracını çaldıktan sonra benzininin bitmesi ve kaza yapması nedeniyle aracı terk ettiği ve başka araç çaldığı ve çaldığı bu ikinci araç ile suçu işlediğinin anlaşılması karşısında koşulları bulunmadığı halde 5237 TCK’nın 146. maddesi uyarınca cezadan indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 tarih ve 647/43 ile 23.03.2004 tarih ve 41/70 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; sanık hakkında, somut olayda uygulama yeri olmayan 5237 TCK’nın 146. maddesinin uygulanmış olması sebebiyle, ceza 1 yıl 4 ay hapis olarak belirlenmiş ve hükümden sonra 08.02.2008 tarih, ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın geçici madde: 1/1. fıkrası yollamasıyla, aynı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilirlik sınırları içerisine girmiş ise de; sanıkların sabit, kabul edilen eyleminin asıl cezası neticeten iki yıl hapis cezasının üzerinde olacağından ve aksi hal sanığın; önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasınr sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek sureliyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılış olacağından, müşteki …’e karşı işlenen hırsızlık suçunda hükmolunması gereken ceza miktarı itibariyle, sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına olanak bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz talebi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında müşteki …’a karşı hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasında 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.