YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19382
KARAR NO : 2012/22794
KARAR TARİHİ : 01.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında,5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararı verilmemiş ise de; hükümlülüğün yasal sonucu olup, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Sanığın suç tarihinde yakınana ait park halindeki aracın kelebek camını kırarak aracı çalması şeklinde gerçekleştirilen eylemin TCK’nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturması karşısında anılan Yasanın 142/1-e maddesi uyarınca uygulama yapılması sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasanın 108/4,5,6. fıkralarında “Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.” hükmünü düzenlemiştir. Buna göre denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek mahkemeye aittir.
Buna göre; hüküm kurulurken mükerrir olan sanık hakkında TCK’nın 58/7. maddesi uyarınca “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra da denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
2- 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi ve 5275 sayılı … 108/2. maddesi uyarınca sanığın tekerrüre esas birden fazla ilamı olduğundan, … 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/753-2105 karar sayılı ilamı yerine, en ağırı olan … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/426-591 karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, kurulan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 58/6. maddesinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasından “1 yıl süre ile” kelimeleri çıkarılmak suretiyle, yine hüküm fıkrasının 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi ile ilgili kısmına, … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/753-2105 karar sayılı ilamı nedeniyle yapılan uygulamadan daha ağır netice doğmamasının infaz sırasında gözetilerek “sanığın” ibaresinden sonra gelmek üzere “ … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/426-591 karar sayılı ilamı gereğince” ibaresinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.