Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/20022 E. 2012/18599 K. 11.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20022
KARAR NO : 2012/18599
KARAR TARİHİ : 11.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlığa teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında lehe aleyhe kanun değerlendirilmesi yapılırken sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 142/-b, 35 maddelerindeki suçu oluşturmasına rağmen aynı kanunun 142/2-d, 35 maddelerindeki suçu oluşturduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de; verilen hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi nedeniyle 765 sayılı TCK’nın gereğince kurulan hükmün sanıklar lehine olduğu anlaşıldığından sonuca etkili görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
A-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Ele geçirilmesi mümkün olmasa bile suça konu 1997 model … marka aracın bilirkişi aracılığıyla asgari değeri saptanmadan çalacakları şeyin değeri belli olmadığı belirtilerek pek hafif kabulüyle sanıkların cezasından 765 sayılı TCK’nın 522. maddesi uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıkların daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum oldukları anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6 maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanıklar …, … müdafiilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
B-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık … vekili Av.Ali Osman Arslan’ın 18.02.2010 tarihli temyiz dilekçesinde sanığın böyle bir davadan, böyle bir suçlamadan ve böyle bir cezadan haberinin olmadığını, başkaları tarafından sanığın kimliği kullanılarak suç işlenmiş olduğunu, sanığın kendisine karar tebliğ edilince Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, sanığın yine haberinin olmadığı başka bir mahkemede de yargılanmakta olduğunu beyan etmesi karşısında temyiz dilekçesinde belirtilen hususlar araştırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
2-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; sanıklar hakkında hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3-Ele geçirilmesi mümkün olmasa bile suça konu 1997 model … marka aracın bilirkişi aracılığıyla asgari değeri saptanmadan çalacakları şeyin değeri belli olmadığı belirtilerek pek hafif kabulüyle sanıkların cezasından 765 sayılı TCK’nın 522. maddesi uyarınca indirim yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan,hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 11.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.