YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20118
KARAR NO : 2012/1637
KARAR TARİHİ : 01.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Sanıkların müştekiler … ve …’e karşı eylemleri nedeniyle haklarında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanıkların gece vakti bina dahilinden hırsızlık eylemine uyan 765 sayılı TCK.’nın 492/1 maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 08.12.2002 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, müştekilere yönelik sanıklar … ve … hakkında açılan kamu davalarınının zamanaşımı nedeniyle 5271 Sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereğince ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
B- Sanıkların müşteki …’e yönelik eylemleri nedeniyle haklarında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-5252 Sayılı Yasa’nın 9/3. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 Sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.’nın 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanıkların eyleminin, TCK’nın 142/1-b ve 143. maddesinde düzenlenen gece vakti hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c maddesine uyan gece vakti birden fazla kişiyle işyeri dokunulmazlığını bozma ve yakınma bulunduğu için TCK’nın 151/1.maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu; mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarının suç tarihi itibarıyle uzlaşma
kapsamında olduğu gözetilip, taraflara uzlaşma teklif edilerek sonucuna göre, denetime olanak verecek şekilde 5237 sayılı Yasaya göre her bir eylem için ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, denetime olanak vermeyecek şekilde karşılaştırma yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanıkların soruşturma aşamasında şüphe üzerine kollukça yakalandıktan sonra suçlarını ikrar edip, henüz başvurusu bulunmayan müştekiye kısmi iadeyi sağladıklarının anlaşılması karşısında, kısmi iade nedeniyle yakınandan rızası sorularak, 5237 Sayılı TCK.’nın 168/4. maddesinin uygulanma koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-5271 Sayılı CMK.’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 01.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.