Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/20379 E. 2012/1110 K. 19.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20379
KARAR NO : 2012/1110
KARAR TARİHİ : 19.01.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bina içinde hırsızlık, kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

I- Sanığın mağdur … ile müşteki …’a yönelik eylemleri nedeniyle hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen, 765 sayılı TCK’nın 491/4. Ve 492/1 maddesine uyan suçların gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihleri olan 11.11.2001 ve 18.05.2004 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
II- Sanığın katılan … ile müşteki …’a yönelik eylemleri nedeniyle hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince,
Sanığın katılan …’ın ile müşteki …’ın işyeri kapıların zorlamak suretiyle hırsızlık suçlarını işlediğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakim takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
../..
2

1- 5237 sayılı TCK’nun 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK’nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiroyrsa ceza vermekten vazgeçilebilceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği gözetilmeden, müşteki …’ın işyerinden çalınan 700 TL değerinde eşyanın değerinin az olmamasına ve öngördüğü koşullar gerçekleşmemesine karşın aynı Yasanın 145/1.maddesi uyarınca indirim yapılması,
2- 5237 sayılı Yasanın 53/3.maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
3- Sanığın müşteki …’ın işyerinden çaldığı suça konu eşyanın yerini yakalandıktan sonra söylemek suretiyle iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nun 168/1-4 maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Sanığın adli sicil kaydındaki sabıkalarının silinme koşullarının gerekçelişip gerçekleşmediği araştırılarak suçun niteliği, cezanın türü ve süresinin göre, hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süre bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine, 12.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.