Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/20432 E. 2011/5751 K. 21.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20432
KARAR NO : 2011/5751
KARAR TARİHİ : 21.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık …’ın, annesi tanık …’de yedeği bulunan, aynı apartmanda oturdukları katılanın daire anahtarının bir örneğini yaptırıp, arkadaşı … ile birlikte, katılanın uzun süre İstanbul’da olmasından faydalanarak, örneğini yaptırdığı anahtarla suç tarihlerinde bir çok kez eve girip, evdeki telefonla görüşme yapması şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı Kanunun 163/2, 43,31/3. maddesindeki suça uyduğu halde, eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d,143,43,31/3. maddesine uyduğunun kabul edilmesi kanuna aykırı ise de, sanığın eyleminin 765 sayılı TCK’nın 493/2, 80, 55/3; (5237 sayılı Kanunun 163/2, 43, 31/3) maddeleri kapsamında kaldığı anlaşıldığından,
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/2, 80,55/3, 102/3, 104/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın Karşılıksız Yararlanma suçuna uyan 163/2,43, 31/3, 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanunun 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Kanun hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Kanunun 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 29.04.2003 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile katılan …’nin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle, 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
II- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık …’ın, katılan ile aynı apartmanda oturan ve annesi tanık…’de bulunan katılanın daire anahtarının bir örneğini yaptıran arkadaşı … ile birlikte, katılanın uzun süre İstanbul’da olmasından faydalanarak, örneğini yaptırdıkları anahtarla suç tarihlerinde bir çok kez eve girip, evdeki telefonla görüşme yapması şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı Kanunun 163/2, 43. maddelerindeki suça uyduğu halde, karşılaştırma yapılırken eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d,143,43. maddelerine uyduğunun kabul edilmesi,
2- 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, 765 sayılı TCK’nın 493/2, 80. maddelerine göre, 5237 sayılı TCK’nın 163/2, 43, 53. maddelerine uyan Karşılıksız Yararlanma suçunun yanı sıra, aynı Kanunun 116/1-4, 119/1-c, 43, 53. maddelerine uyan konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu ve ve bu suç yönünden CMK’nın 253 ve 254.maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip, sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Kanunun belirlenmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile katılan …’nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 21.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.