YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20502
KARAR NO : 2012/23889
KARAR TARİHİ : 14.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
…
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıkların daha önce kasıtlı suçlardan mahkum oldukları anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6 maddesinin a bendinde yazılı ” kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Hırsızlık suçundan dolayı kurulan hükümde sanıkların cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infaz sonrası denetimli serbestlik uygulanmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, sanıklardan …’ın adli sicil kaydındaki mahkumiyetlerden sadece bir adedinin tekerrür uygulanma koşullarını taşıdığı, diğer mahkumiyetlerinin süre itibarıyle tekerrür uygulanma koşullarını taşımadığı, buna karşın diğer sanık …’un adli sicil kaydındaki iki adet hürriyeti bağlayıcı ceza mahkumiyetinin tekerrür uygulanma koşullarını taşıdığı ancak, infaz aşamasında CGTİHK 108/1-2 maddesinin uygulamasında sonuca etkili olmadığından, tebliğnamenin tekerrüre esas alınan hükümlülüklerin karar yerinde açıklanıp gösterilmemesi nedeniyle bozma isteyen düşüncesi benimsenmemiştir.
Sanıkların adli sicil kayıtlarında tekerrüre esas eski hükümlülükleri bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, mala zarar verme suçundan dolayı hüküm kurulurken sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması ve sanıkların eylemlerinin gece sayılan bir zaman diliminde gerçekleşmesine rağmen sanıklar hakkında hırsızlık suçundan dolayı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
../.
2
Kasten işlemiş oldukları suçlardan dolayı hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c bendinde belirtilen haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar yalnızca, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkarılarak, yerlerine ” 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına” cümlesinin ayrı ayrı eklenmesi suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
…