YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20575
KARAR NO : 2012/13626
KARAR TARİHİ : 11.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıkların eylemi birlikte gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar … ve …’ın diğer sanık …’e yardım ettiğinden bahisle 5237 Sayılı TCK’nın 39. maddesi gereği cezalarından indirim yapılması ve sanıkların adli sicil kayıtlarında tekerrüre esas ilamları bulunduğu halde aynı yasanın 58. maddesinden uygulama yapılmaması aleyhe temyiz olmadığından, sanık …’in tutuklu kaldığı tarih ve süre ile mağdurun adının karar başlığında yazılmaması ise, yerinde giderilebilir eksiklik olarak değerlendirildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Ceza Genel Kurulu’nun 14.06.2011 tarih ve 2011/7-48 esas 2011/128 sayılı kararında da açıklandığı üzere, verilen cezanın hukuka aykırı uygulama yapılması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına olanak sağlayacak sınırlar içinde kalması durumunda kazanılmış hak kuralı nedeniyle ortaya çıkan hafif cezadan ötürü ikinci kez avantajlı bir uygulama anlamına gelen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilmeyeceği, buna göre; sanıklar … ve … hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 39. maddesinin uygulanmaması halinde en az 3 yıl hapis cezasına hükmedilmesi gerektiğinden, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Sanıklar hakkında ortak yapılan yargılama giderlerinin paylarına düşen miktarlar da ayrı ayrı alınması yerine, “müştereken ve müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar … ve … müdafii ile sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yargılama giderine ilişkin hüküm fıkrasından “müştereken ve müteselsilen” sözcüğü çıkarılıp, yerine “eşit olarak“ sözcüğünün eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.06.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.