YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20911
KARAR NO : 2012/24128
KARAR TARİHİ : 15.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, kimliği hakkında yalan beyanda bulunma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında iş yeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından; tanık … tarafından teşhis edilen … … ile diğer sanıklarla birlikte yakalanan … haklarında ise hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından gereğinin takdiri açısından Cumhuriyet Başsavcılığı’na mahallinde suç duyurusunda bulunulması olanaklı görülmüştür.
I)Sanık …’a yüklenen hırsızlık ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçları bakımından yapılan incelemede;
Sanık … ile hakkında kamu davası açılmayan … …’in, yakınana ait marketin kepenk kilidini kesip, arkada bulunan alüminyum kapıyı zorlamak sureti ile açarak içeri girdikleri sırada, iş yeri alarmının çalması üzerine, alarm kutusunu da yanlarına alıp olay yerine gelen kırmızı renkli bir otomobile binerek uzaklaştıklarının anlaşılması karşısında; iş yerinden alarm kutusunu çalan sanık …’ın eyleminin tamamlandığı gözetilmeden, hatalı değerlendirme ile sanık hakkında teşebbüs hükümleri uygulanarak eksik ceza tayin edilmesi; tekerrüre esas sabıkaları bulunan sanık … hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedenleri yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” tümcesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
II) Sanık …’e yüklenen hırsızlık ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçları bakımından yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Sanık … ile hakkında kamu davası açılmayan … …’in, yakınana ait marketin kepenk kilidini kesip, arkada bulunan alüminyum kapıyı zorlamak sureti ile açarak içeri girdikleri sırada, iş yeri alarmının çalması üzerine, alarm kutusunu da yanlarına alıp olay yerine gelen ve içerisinde sanık …’ün de bulunduğu kırmızı renkli bir otomobile binerek uzaklaştıklarının anlaşılması karşısında; iş yerinden alarm kutusunu çalan sanık …’ın işlediği suça yardım eden sanık …’ün eyleminin de tamamlandığı gözetilmeden, hatalı değerlendirme ile sanık hakkında teşebbüs hükümleri uygulanarak eksik ceza tayin edilmesi;
2)5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması;
3) Hükümden sonra, 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre sanık hakkında verilen hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine; 15/11/2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.