Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/20915 E. 2011/7856 K. 07.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20915
KARAR NO : 2011/7856
KARAR TARİHİ : 07.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 19.03.2005 tarihli olay yakalama ve zaptetme ile aynı tarihli yer gösterme tutanağına göre, kollukça kuşku üzerine suç eşyaları ile birlikte yakalanan sanıkların yerini gösterebilecekleri farklı araçlardan hırsızlık yaptıklarını beyan ederek henüz müracaatı bulunmayan müştekiler …ve … …’ya ait olduğu tespit edilen araçların yerlerini göstermeleri ve aynı gece müracaatı bulunan müşteki … …’e ait aracın da yerini gösterip, otodan çaldıklarını beyan ettikleri malzemeleri bırakmış oldukları yeri kolluğa göstermeleri üzerine, malzemelerin kollukça sanıkların gösterdiği yerden zaptedilerek müştekilere iadenin sağlanması karşısında, sanıklar hakkında 765 Sayılı TCK 523 ve 5237 Sayılı TCK 168 maddelerinin uygulanma koşulları oluştuğu halde, koşulları oluşmadığından bahisle uygulanmaması,
2- Sanıkların müştekilerden …’e ait otomabilden hırsızlık eylemleriyle ilgili olarak, kollukça tanzim edilen olay yeri inceleme raporu, yargılama aşamasındaki keşifte alınan bilirkişi beyanı ile sanıkların aşamalarda değişmeyen ve aksi kanıtlanamayan anlatımına göre, sanıkların aracın kapısını bıçak ve tornavida ile zorlayıp açtıklarının anlaşılması karşısında, sanıkların eyleminin 5237 Sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
3-Temel ceza alt sınırdan belirlendiği halde, suçun gece işlenmesi nedeniyle 5237 Sayılı TCK 143/1 maddesi ile uygulama yapılırken yeterli ve yasal gerekçe gösterilemeden en üst oranda arttırım yapılması,
4- 5237 Sayılı TCK’nın 145. maddesinin yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği gözetilmeden, sanıkların müşteki …’e ait araçtan oto teybi ve iki adet hoparlör çaldıklarının anlaşılması karşısında, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, bu maddenin düzenleniş amacı dışında yorumlar getirilerek sanıkların cezasından indirim yapılması,
5-Suç tarihi itibarıyle 18 yaşını doldurmayan sanıklar hakkında, TCK 31/3 maddesiyle uygulama yapılırken, TCK 31/3 maddesinin 5377 Sayılı Yasanın 5. maddesiyle değişiklik öncesindeki halinin sanık lehine olduğu ve yapılacak indirimin ½ oranından az olamayacağının gözetilmemesi,
6-Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanıklar hakkında hükmedilen 8’er ay 26’şar gün hapis cezasının, 5237 sayılı Yasanın 50. maddesinde yazılı para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
7-Çocuk sanıkların yargılanması sırasında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 25/1. maddesine aykırı olarak Cumhuriyet Savcısının duruşmada hazır bulunması,
8- Müştekilerden …’in talimatla alınan beyanında, soruşturma aşamasında çalınan malzemelerin kendisine iade edildiğini ve zararının karşılandığını, ortada uzlaşılacak konu bulunmadığını beyan etmesi karşısında, çocuk sanıklara 5395 Sayılı ÇKK’nın 24. maddesi gereğince uzlaşmanın hukuki etki ve sonuçları hatırlatılarak uzlaşmak isteyip istemedikleri sorulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
9-Sanıkların müştekilerden … …’e ait otomobilden hırsızlık eylemleri nedeniyle, yargılama sırasında şikayetinden vazgeçen ve soruşturma aşamasında çalıntı mallar kendisine iade edilen müştekiye ve sanıklara 5395 Sayılı Yasa’nın 24. maddesine istinaden usulünce uzlaşma teklifi yapılmadan yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Seyit Ahmet Timoçin, İbrahim Karakaş ve … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 07.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.